Menejerlik bizim işimiz 2007`den beri



Bilmediğiniz üzere 2007 yılından bu yana menjerlik işiyle haşır neşirim. Türkiye`nin şu an 3 büyük e-spor takımlarından birinde (bknz:HWA-Gaming) menejer olarak çalışıyorum. Büyük ihtimalle büyük çoğunluğunuz e-spordan bihabersiniz. Şöyleki;

Herkesin hiçbilmese bile adını duyduğu Counter Strike veya benzeri oyunların internet üzerinden "profesyonelce" oynanmasıdır. Nedir bu profesyonellik? Oyuncuların para karşılığı, futbol takımı gibi çalışmasıdır. Paranın kaynağı ise Sponsorlar. Tahmin edersiniz ki Türkiye`de hiçbirşeyin tam gelişmediği gibi e-sportda tam gelişmedi. Bu yüzden oyuncular sadece "eğlenmek" için oynuyor. Türk sponsorlar ise bizimle sadece dalga geçiyor olsada biz alıştık cevap alamamaya.

Bu günlerde menejerlik alanımı genişletiyorum. Yaşadığım semtte arkadaşımın amatör grubunun menejerliğini üstlendim. Haliyle ne yapacağım hakkında çok kapsamlı fikirlerim olmasada ilk iş profesyonelce düşünmek yine. İşi bir mekanizmaya oturtmak. Dışardan bakılınca bu çocuklar amatör kesin diye görünmektense, işi biliyorlar galiba etkisi yaratmak daha önemli. Bu yolda ilk adımda PR çalışmaları. Sosyal paylaşım ağlarında sayfalarla başlayıp t-shirtlere albümlere kadar uzanacak bir yol. Umarım gruptakilerde benim gibi düşünüyolardır.


"Bindik bir alemete sonumuz Bob Rock gibi olmasın"

Nu Metalde yaptım

Bugün konuşurken aklıma geçmiş olaylardan biri geldi, yazıyım dedim.

Arkadaştan mesaj gelir;

Arkadaş: Sana grup buldum
mEta: Ne grubu
A: Rock
m: İyide benim normal sesim kötü yapamam
A: Onlarda senin gibi bişey arıyolarmış
m: İyi bi deneriz bakalım
A: Konserleri varmış haftaya

Konser demesiyle heyecanlanmam bir oldu tabiki. Grubun davulcusuyla konuşuyoruz telefon vasıtasıyla. Birkaç kez; benim normam sesim kötü Amon Amarth, Bolt Thrower çalıcaksanız geliyim beni yormayın, dememe rağmen davulcu ısrarla stüdyoya gelmemi ısrarla istedi. Bir sonraki gün bana çalıncak şarkıları söylemesiyle yıkıldım: Drowning Poll - Let the bodies hit the floor ve Tear away.  Çalışmak için koskoca bir günün olduğunu düşünen mEta sevinç içinde, konser gününü hayal ederek zamanı geçirsede nevsine yenilmiştir. Arkadaşlarıyla eğlenceli olacağını düşündüğü için başka bir stüdyoda eline gitarı alarak Seven Nations Army çalmaya çalışmakta, hayatında ilk kez mikrofona şarkı söyleyen arkadaşı ise sadece ilk kıtayı tekrarlamaktadır. Buna rağmen çok fena eğlenilmiştir. Yarım saat kadar çalışıldıktan sonra mEta asıl şarkılarına çalışmak için eve döner, 2 saatini iki şarkı dinleyerek geçirir ve babasının sen kim konser kim bakışlarıyla yola çıkar. Dolmuşta bile çalışmaya devam eder. Yanına oturan amıca ise ters ters bakmaktadır. Ama bilmektedirki az sonra batıracaktır. Az önceki arkadaşından farksızdır.

Yeni grup elemanlarıyla stüdyonun önünde buluşur. Stüdyoya kararlaşılan saatten erkek girerler. Şarkı denenmeye başlanır. mEta Tear away`i söylemeyi gözüne kestiremez , Let the bodies ile başlıyak der. Şarkının başı kolaydır hoştur, en son flooru muhteşem brutal sesiyle söyler ama sonrası ders kitaplarına girecek derecede çuvallamadır. Amon Amarth söylemesini bile teklif etseler, ortamdan sıkılmış ve daha fazla Nu metal söylememe istediğimden dolayı ezbere bilmiyorum der geçiştirir. Sonra Sweet Dream çalmaya başlar diğerleri. Hepsini olmasada bir kısmını bildiği şarkıyı bilmiyomuş gibi yapar kapıya doğru bakar, yetkili hanım ablanın süre doldu demesi için. Yeni elemanlar bir sonraki gün gelmesini teklif etselerde yok abi almıyım der evine döner. Ogünden sonra bir daha stüdyo göremez mEta, müzik kariyeri biter. Ama aklında hala projeler vardır fena çıkış yapabilir. Çalıştığı şarkılardan biride buydu efenim